sarı inek
"ALLAH'tan korkun da, bu dilsiz hayvanlara eziyet etmeyin." Hadis-i Şerif [Ebû Dâvûd, Cihâd, 44]
Ayşe Kadın bahçesine fasulye ekmişti. Havalar iyi gittiği için fasulyeler kısa sürede filizlendi. Bir gün acı acı böğüren bir inek sesiyle evden dışarı fırladı. Komşunun sarı ineği bahçeye girmiş, boy atmaya başlayan fasulyeleri çiğneyip yerle bir etmişti. Ayşe kadın emeklerinin boşa gittiğini görünce donup kaldı. Sarı İnek boynunda sallanan iple ahırın önünde böğürüp duruyordu. Öfkesi kabarmaya başlayan Ayşe Kadın, eline geçirdiği iri bir sopayla ineğin üzerine yürüdü. Bu sırada komşunun karısı koşarak geldi. Üzgün bir sesle konuşmaya başladı. -Zavallının buzağısı dün öldü. Sabahtan beri üç defadır ipini koparıp buzağısını arıyor, dedi.
Bu sözleri duyan Ayşe Kadının elindeki sopa yere düşüverdi. Fasulyeleri de büsbütün unutmuştu. Yanlarına sokulan Sarı ineğin hüzünlü gözlerine bakarak başını okşamaya başladı:
-Demek ki o da yavrusunu düşünüyor, dedi.
Verilecek tek karar intikamdır. Bir kan davası, ve bir amacı var boşuna değil. Değerler ve dürüstlük vakti geldiğinde kazanacak, ve zulüm son bulacak biliyorum.
|